29 Nisan 2013 Pazartesi

Eğer bu hayat bir puzzle ise benim puzzle parçalarının en büyük kısmı lezzetler,yemek ve mutfak üzerine ...


İstanbul'un Yeme-İçme Ve Eğlence Buluşması 
''ARÇELİK GASTRO İSTANBUL'' 





Sizler de benim gibi hayatı lezzetlerle güzelleştirenlerdenseniz bizim MSA'da öğrendiğimiz bu güzel buluşmanın tüm ayrıntılarını paylaşmalıyım ;

9-12 Mayıs'ta Küçükçiftlik Parkı'ndaki etkinlikler kapsamında Türk Mutfağı Derneği (TMD) önderliğinde , Arçelik Ana Sponsorluğunda ve TURYİD'in ev sahipliği ile yapılacak olan bu muhteşem buluşma da öncelikle Türk Mutfağına dair önemli konular gündeme taşınacak ve tanıtılacak.
Türkiye'nin en kapsamlı yeme-içme ve eğlence festivali lezzet standları,yöresel tatlar ve sokak lezzetleri,festival pazarı,konserler,paneller ve kent etkinlikleri ile rengarenk olacak.İstanbul'un en ünlü restauranlarının harika sunumları,minik workshoplar,çok önemli konuşmacılar,yurtdışından gelecek olan şefler festival boyunca orada olacak.
İlk defa böyle büyük ve kapsamlı bir etkinlik düzenlenirken elbette biz lezzet tutkunları da orada olacağız ! 




Biz bu güzel etkinlik ile ilgili bilgileri Sevgili Sitare Baras'tan öğrendikten sonra MSA'da ''VAZGEÇEMEDİKLERİMİZ '' konsepti ile gerçekten de hepimizin en çok sevdiği tatlardan oluşan bir menü hazırladık...Tüm tarifler tek tek ayrıntılı bir şekilde ilerleyen günlerde Endinin Mutfağında olacak elbette!



Bu harika gün için başta nazik daveti için ''Arçelik Gastro İstanbul '' ve her zaman ki gibi harika ev sahipliği ile  MSA - Erkan Şef ve Yağmur Şef' e teşekkürlerimi gönderiyorum.





26 Nisan 2013 Cuma

Bir süredir mailime sizlerden gelen ''Döküm Tencere Kullanıyor musun?,Hangi Markayı,Hangi Ürünü tavsiye edersin ? '' sorularına karşılık olarak tam güvenebildiğim bir ürün ile henüz tanışamadığımdan sorularınızı not almış fakat cevap verememiştim.

Şimdi ise gönül rahatlığı ile sizlere harika bir döküm tencere ve kullanımının detayları hakkında bilgi verebilirim çünkü Hecha Döküm Tencere mucizesi ile tanıştım,sizleri de tanıştırmak isterim bu vesile ile :)
Online satışları sayesinde hiç zahmet etmeden bu ürün HECHA STORE 'dan tanışabilirsiniz :)




''Hecha'' İspanyolca'da MÜKEMMEL PİŞİRİLİŞ anlamı ile aslında başlı başına bütün yazacaklarımı özetliyor.



Tencerelerin döküm olma özelliği sayesinde ısıyı tüm yüzeye eşit yaydığından sıcaklığı uzun süre muhafaza eder.Böylelikle kısık ateşte uzun pişirme ve fırın kullanımı gerektiren yemeklerde harika sonuçlar elde etmemizi sağlar.
Yahni,rosto,zeytinyağlı yemekler ve hatta ekmek-kek bile pişirebilen Hecha ürünleri ocaktan fırına,fırından sofraya rahatlıkla taşınabiliyor.
Görsel olarakta mutlu ettiğinden ayrı bir servis tabağına bile ihtiyaç duymayabilirsiniz ! 

Pişen yemeğinizden ısıyla birlikte yükselen buhar tencerenizin kapağının altında küçük su damlacıkları oluşturur.Bu damlacıklar yiyeceklerin üzerine damlar ve pişme süresince devam edip tekrarlayan bu döngü,tatların yemeğinize iyice işlemesini sağlar.Döküm demir kapak ağırlığı sayesinde,yemeğin kokusunun ve buharının kaçmasını engeller,böylece yemeklerinizde hiçbir lezzet kaybı yaşanmaz.






Döküm Tencere Kullanımının Tüm Detayları ....


  • Isı dağılımını en verimli hali ile alabilmek adına ocakta taban yüzeyine en yakın genişlikteki kısmı tercih edelim.
  • Tencerenin için çok hafif yağlayalım ki hem yapışmasın hem de lezzete lezzet katsın.
  • Yemeğimizi pişirmeden önce içine hiçbirşey koymadan (sıvıyağ,salça vs...) tenceremizi ısıtalım.
  • Kendi ısısısını uzun süre saklayabildiği için altını kapadıktan sonra kapağına veya tencereye dokunmayalım,illa bi açıp bakmamız gerekirse kuru bir bezden yardım isteyelim :)
  • Tenceremizi tamamen soğumadan kesinlikle temizlemeyelim.Dökme demir olduğundan tencerenin ömrünü kısaltabilir,eğer emaye kaplama ise kaplamasını tam temizleyebiliriz.
  • Bulaşık makinesinde kullanıma uygun olmasına rağmen yine de ılık su ve deterjan ile elde temizlemeye dikkat edelim.
  • Tenceremizi yıkadıktan sonra mutlaka kurulayalım,kendiliğinden kurumasını beklemek tavsiye edilmiyor.
  • Tencerenin ağız kısımlarını kullanım sıklığınıza göre birkaç ayda bir yağlayalım.
Ben bundan böyle Endinin Mutfağında bol bol döküm tencere ile pişirdiğim yemeklerin tariflerini sizlere vereceğim.Konu ile ilgili sormak istediğiniz sorular varsa endininmutfagi@gmail.com hesabındayım.






24 Nisan 2013 Çarşamba

İşin içine girdiğinde tüm saltanatı ile arz-ı endam eden meyvelerin nazlı ve çekici kızı ''ÇİLEK'' ...
Havalar ısınmaya başladığında başlayan mangal partilerimizde ben ne yapıyım diye sorduğumda gelen ilk cevap ''Çilekli Cheesecake yapsana Tubiş '' olur her zaman :)
Öyle fotojenik ki kendileri hem yapılış hem de sunum aşamalarında bolca fotoğraflı bir tarif oluverdi biranda !



Diğer Cheesecake tariflerime bakmak isterseniz ; 

LİMONLU CHEESECAKE TARİFİ
VİŞNELİ CHEESECAKE TARİFİ burada :)





Ne Lazım ? 
Taban İçin 
2 paket Eti Burçak Bisküvi
2 çorba kaşığı eritilmiş tereyağı

Dolgu Malzemeleri 
1 paket krema
2 paket labne peyniri (180 gr lık yada 200 gr lık.lardan)
1 paket vanilya
3 çorba kaşığı un 
1 su bardağı toz şeker 
2 tane yumurta
2 çorba kaşığı çilek reçeli 

Süslemek İçin 
750 gr çilek 
Yarım paket çilek jölesi 

Aşağıdaki fotoğrafta yapılışının tüm aşamalarını fotoğraflarım sırası ile kolajladım.
Bu arada cheesecake yapımı hiç gözünüzü korkutmasın tüm püf noktaları ile yazıyorum bu şekilde yaparsanız ve bir kere yaparsanız artık gerisi gelir emin olun :)


Hadi Yapalım :)

  • İlk olarak bisküvileri rondodan geçirip un haline getirdikten sonra eritilmiş tereyağı ile buluşturup bir çatal yardımı ile tereyağını iyice yedirelim ve tereyağlı bisküvilerimizi kelepçeli kalıbın ya da bir borcamın dibine sıkıştırarak yayalım.
  • Ayrı bir kapta dolgu malzemelerini çırpma teli ile çırpalım (lütfen rondo veya blendar kullanmayalım çok sulu olur ) ve bisküvilerin üzerine dökelim.180 derece fırında aynı fotoğraftaki gibi üzeri sararana kadar pişirelim.Bu sırada üzeri sararmış hafif kızarmış olan kalıbı çıkardığımızda hafif sallanan bir görüntü verecek pişmediğini düşünmeyin bekledikçe toparlanacaktır.
  • Fırından çıkardıktan sonra tamamen soğumasını bekleyelim ve kalıbından çıkarmayalım.
  • İyice soğuyan dolgu malzememizin üzerine boyuna şekilde doğradığımız çileklerin düz kısımları altta kalacak şekilde dışardan içeri doğru yerleştirelim.
  • Dizme işlemi bittiğinde yarım paket jöleyi önce 1 çay bardağı kaynar suda eritip sonra üzerine 1 çay bardağı soğuk su ekleyip karıştırdıktan sonra çileklerin üzerine boca etmeden bir kaşık yardımı ile dökelim.
  • Tüm bu işlemlerden sonra eğer sabırlı olabiliyorsak :) 1 gece buzdolabında bekletip,dinlendirip öyle servis edelim.Dolgu kısmı dinlendiğinde daha lezzetli ve oturmuş oluyor aklınızda olsun aksi takdirde daha akışkan bir görüntü ve lezzeti olur.
Hamiş : Ben cheesecake üzeri tamamen jöle ile kaplansın istemediğimden yarım paket kullanıyorum size isterseniz tamamını kullanabilirsiniz.
Hamiş 2: Ölçülerde verdiğim 1 su bardağı şekeri çileğin tatlılık oranına göre azaltabilirsiniz,ben içine çilek reçeli koyduğum için zaten 1,5 su bardağı olan ölçüyü 1 bardağa indirdim.
Hamiş 3: Tarifte de belirttiğim gibi cheesecake mutlaka buzdolabında bekletilmeli dikkat edelim :)
Afiyet Olsun :)




22 Nisan 2013 Pazartesi

Yeni haftaya güzel bir başlangıç yapmak için harika bir kurabiye tarifi ile başlarken benim de bu güzel haftadan birkaç dileğim olacak :)
O güzel yüzünü bizlerden esirgeyen sevgili güneş artık açsın duvağını,
Hani o beklediğimiz fallarda çıkıp çıkıp iki kelime ile mutlu eden,yorumladığımız rüyalara göre gelmesi gereken haberler var ya onlarda gelsin bi zahmet ...



Başka Kurabiye Tarifleri de var Endinin Mutfağında :)


Ne Lazım ? 
2 tane yumurta (beyazı ile sarısı ayrı kullanılacak)
200 gr tereyağı
6 yemek kaşığı pudra şekeri 
1 paket vanilya 
3 çay bardağı hindistan cevizi (2 çay bardağı içine 1 çay bardağı üstüne sürülecek)
3 su bardağı un 
1 çay kaşığı kabartma tozu 

Hadi Yapalım :) (Bu ölçülerden 2 tepsi kurabiye çıkıyor)
  • İki ayrı geniş kase alıp önce birine 2 yumurta sarısı,pudra şekeri,vanilya ve tereyağını alıp yoğuralım.Diğer kapta ise 2 çay bardağı hindistan cevizi,un ve kabartma tozunu çatal ile karıştıralım.
  • Sonra her ikisini aynı kaba alıp kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğuralım.(Bu işlem sırasında eğer hamur toparlanmıyorsa azar azar un ilave ederek kıvamı tutturabiliriz)
  • Kurabiye hamurumuz hazır olduğunda elimizle bezeler alarak serçe parmak kalınlığında yine elimizle (içi hindistan cevizli olduğu için merdane ile açarsak dağılabilir) açıp kurabiye kalıbı veya herhangi bir bardağın ağzını kullanarak şekil verelim.
  • Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine kurabiyelerimizi alıp üzerine yumurta beyazını sürelim,bolca hindistan cevizi serpip 200 derece ısınmış fırında hafif pembeleşene kadar pişirelim.
Hamiş : Fırına koyarken iki tepsi olarak koyduğumuz için bir tepsiyi 2.göze diğerini 4.göze koyalım.2.gözdeki kurabiyelerin üzeri pembeleştiğinde yer değiştirip diğerinin de üzerinin pembeleşmesini sağlayalım.

Güneşli ... Neşeli ... Rengarenk Günler Dileğimle :)





18 Nisan 2013 Perşembe




Yemek yapmak bir sanattır. Önce malzemeleri hazırlar, sonra yorumumuzu katar, en son sevdiklerimize sunarız. Hazırladığımız birbirinden lezzetli yemekleri tarzımızı yansıtan sunumlar ile harmanlayıp yemek zevkimizi eşsiz bir deneyime dönüştürürüz.

Mutfakta yemek hazırlarken kendinizi bir anda karmaşa ortamında bulabilirsiniz. Harikalar Mutfağı,mutfakta geçirdiğiniz bu yorucu saatleri keyifli anlar ile değiştiriyor. En beğenilen tatları hazırlık aşamasından servisine kadar sizlere sunuyor.

Harikalar Mutfağı ile Türkiye'nin en beğenilen yemeklerini keşfedebilirsiniz.Sizlerin seçtiği bu lezzetleri haftalık olarak takip ederek Türk Mutfağı’nın keyfini yaşayabilirsiniz.

Türkiye’nin en beğenilen 10 lezzeti:

1)      Pizza Form

2)      Portakallı Pilav

3)      Ancuezli Sezar Salata


5)      Zeytin Penguenler

6)      Şekersiz Browni


8)      Çin Pilavı



Her gün Türkiye'deki onlarca yemek blogunun seçkin tariflerini Harikalar Mutfağı ile keşfedebilir, ayrıca mutfağınız için ihtiyaç duyduğunuz tüm ürünlere cazip avantajlar ilecookplus.comaracılığı ile ulaşabilirsiniz. 
Her yemeğin ilk adımı ...
Köy sofralarının ekmeğin katığı...
Kışın içini ısıtanı , yazın ferahlatanı...
Şifa niyetine hemen ocaklarda tıngırdayanı...
Aslan sofralarının son durağı...
Annelerin iç ki miden yumuşasını,her derde devası...
Hazır beş bardak suyla yapılanı ya da evde bir çimdik emek bir çimdik sevgi katılıp özenle hazırlanmışı ...
Bardakta,kasede,yemek tabağında sunulanı ...
Bakliyatla,sebzeyle,tavukla,etle yapılan sıcak ve soğuk olanları .... 






Çorbalar ... 

Çorbanın tarihi 10.bin yıl öncesine dayanıyor ilk bilinen çorba kaya oyuklarına veya hayvan derilerine konan suyun içinde ateşte kızdırılmış taşlar atılarak bulunan tahılların pişmesi ile başlıyor bunu çömlek kaplarda pişirme yöntemi ve sonrasında ise metal kazanların icadı ile çorbanın yapılışı günümüzdeki kap halini alıyor.

Anadolu'da yapılan ilk çorbaların buğday ve bulgurdan yapıldığı ve aslında ilk olarak buralardan çıktığı söyleniyor.
Kökeni Sanskritçe'den gelen İngilizce Soup (çorba kelimesi ) iyi beslenme anlamındadır ve birçok dilde yazılışı ve okunuşu birbirine çok benzer.Bu da gösteriyor ki aslında çorba başlı başına tüm medeniyetlerin her öğünde tüketmeyi alışkanlık edindiği bir yiyecek ... Fransızların ünlü Soğan Çorbası,Rusların Borch Çorbası,Çinlilerin Acılı Ekşili Çorbası,Macarların Gulaşı,bizlerin Tarhanası ve daha niceleri ... 

  • Bizim mutfaklarımızda ise çocukluğumuzdan beri mutfağa girdiğimizde mutlaka ocağın üzerinde bir tencerede bizi bekleyen,bazen sabah kahvaltılarında bile severek karnımızı doyurduğumuz,öğlen ve akşam yemeklerimizde ise bir kap çorba olsa yeter bile diyebileceğimiz kadar doyurucu ve besleyici bir unsur.
  • Ramazanda kurulan o kocaman misafir sofralarımızın menülerini oluştururken annelerimizin en önem verdiği aşaması ... 
  • Köylerde sabah ışırken tarlaya giden çalışkan insanların bahçedeki yaprakların üzerine çiğ düşmüşken içini ısıtan o mis gibi kokan ekmeklerinin katığı ... 
  • Uzun içki sofralarında biraz fazla kaçırınca hadi bi çorbacı bulalım da kendimize gelelim diyen keyif düşkünlerinin son durağı ... 
  • Hasta olunca elinde dumanı tüten kase ile gelen kişinin yüzüne yayılan huzur ... 
  • Öğrenci - bekar evlerinin marketten alıp eve geldiklerinde paketin arkasını okuyup 5 bardak suya karıştırdıktan sonra doydukları ucuz ama lezzetli yemeği ... 
  • Evdeki emekçilerin :) dondurucuya kendi hazırlayıp koyduğu et-tavuk suları ile sebze yemeyen çocuklarına çaktırmadan içirdikleri mutluluk yemeği ... 

E hal böyle olunca güzel bir çorba tarifi vermeden de olmaz ama değil mi ? 

EZOGELİN ÇORBA TARİFİ  (6 KİŞİLİK)
1 çay bardağı kırmızı mercimek 
2 çorba kaşığı sıvı yağ
1 tane orta boy kuru soğan
2 diş sarımsak
1 çorba kaşığı biber salçası
Yarım çay bardağı pirinç
6 su bardağı sıcak et-tavuk suyu (yoksa sıcak su ve 1 paket bulyon)

Üzerine Sos İçin 
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı nane
1 tatlı kaşığı pul biber 

Servis Ederken 
Limon 

Hadi Yapalım :)

  • Çok minik doğranmış soğan ve sarımsağı sıvı yağda pembeleşene kadar pişirelim.Biber salçasını da ilave edip birlikte kavuralım.
  • Mercimeği ilave edip sıcak suyu ilave edelim mercimeklerin pişmesine yakın pirincini ekleyip bir taşım kaynatalım.(pirinçler haşlanacak)
  • Ayrı bir tavada tereyağını hafif kızdırıp nane ve pul biberi atıp hemen altını kapatalım ve kaynayan çorbanın üzerine dökelim .
  • Kaselere alıp limonla servis edelim.
Lezzetli çorbalarınız olması dileği ile ... 





17 Nisan 2013 Çarşamba

Aslında İtalyan Mutfağına ait ama son zamanlarda oldukça yaygın bir şekilde çok severek yediğimiz ve aslında bildiğimiz tatların harika ekmekler üzerinde bir araya gelmiş hali ...
Domates,fesleğen,zeytinyağı,ekmek ve sarımsak demirbaşları,
Ama bu demirbaşlar dışında sevdiğimiz diğer malzemeleri de aralarına kabul eden bir misafirperver :)
Oldukça doyurucu ve içinde barındırdığı o saf sızma zeytinyağı ile oldukça hafif bir tarif ! 




Ne Lazım ? 
Dilimlenmiş ekmekler (baget veya paniniler ile yapmayı tercih ediyorum ben)
Sert Domates (Minik doğranmış suyu süzülmüş)
Fesleğen -Taze Nane Yaprakları 
Sızma Zeytinyağı
Sarımsak (Rendelenmiş- dövülmüş)
Kekik
Peynir (ben ekledim isteğe bağlı - küp doğranmış)
Zeytin Dilimleri (ben ekledim isteğe bağlı )




Hadi Yapalım :)

  • İlk olarak küp doğranmış domatesleri bir kaseye alıp üzerine 1 diş sarımsak rendesini,kekik,tuz ve çok az sızma zeytinyağını gezdirip bekletelim,ayrı bir yerde de 2 diş sarımsağı rendeleyip sızma zeytinyağı ile karıştırarak bekletelim (sarımsağın aroması iyice zeytinyağına geçsin )
  • Bu aşamada tercih size kalmış ; sarımsağı çiğ severim derseniz zeytinyağlı sarımsaklı karışımdan ısıtılmış sıcak ekmeğe sürelim veya zeytinyağlı sarımsaklı karışımı ekmeklere sürüp teflon tavada 2 dk kadar çevire çevire kızartalım (ben 2.şeklini tercih ediyorum )
  • Ekmekler kızardıktan sonra alıp zeytinyağlı-sarımsaklı kısmına domatesli kekikli karışımdan koyalım,üzerine peynir,zeytin ve fesleğen -nane yaprakları ile süsleyip kocaman bir ısırıkla bu harika yemeği damaklarımızla buluşturalım !
Hamiş : Brucshetta'nın yukarıda da belirttiğim gibi birkaç farklı yapılış şekli var sarımsağı çiğden koymak isterseniz zeytinyağı ile karıştırıp ekmeği ısıtarak üzerine sürebilirsiniz ,
Benim yaptığım gibi ekmeklere önceden sürüp teflon tavada hafifçe pişirip sarımsak ve zeytinyağı aromasını iyice içine çekmesini sağlayabilirsiniz ,
Yada sarımsakları ekmeği ısıttıktan sonra sıcakken ortadan ikiye kesip sıcak ekmeğin üzerine sürdükten sonra tüm malzemeyi koyup en son zeytinyağı gezdirirsiniz :)

Hamiş 2 : Peynir,zeytin eklemek tamamen bizim damak tadımıza göre eklenmiş malzemelerdi bunlara ek olarak domatesli karışımın üzerine hafifçe balsamik sirke gezdirebilirsiniz,yeşil biberler,son aşamada roka ya da tütsülenmiş etlerde kullanılabilir.







16 Nisan 2013 Salı

Buzdolabının karşısına geçip bugün ne yemek yapsam acaba diye düşündüğüm günlerden birinde gözüme ilişen patlıcanlarla bu pratik ve çok hafif tarifi yaptıktan sonra aldığım olumlu tepkiler neticesinde kendileri de benden yıldızlı pekiyi aldı :)
Patlıcanlı yemeklerini yaparken genel olarak kullanılan ilk aşama patlıcanın kızartılması kısmını atıveriyoruz bu tarifte bu yüzden de kalorileri de otomatikman atıveriyoruz bünyelerden ! 






Ne Lazım ?  (2 kişilik)

2 tane patlıcan 
150 gr kadar kötfelik kıyma 
1 tane orta boy kuru soğan (rendelenmiş)
1 diş sarımsak (rendelenmiş)
Tuz-Karabiber-Kırmızı Toz Biber
2 tane domates 
2 tane yeşil biber 
Çöp Şiş Çubukları 

Sos İçin 
2 tane domates (rendelenmiş)
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tuz-Karabiber-Sıvı Yağ
1 diş sarımsak (rendelenmiş)


Hadi Yapalım :)

  • İlk olarak kıyma,soğan,sarımsak,tuz ve baharatları iyice yoğurup yarım saat kadar buzdolabında dinlendirelim.
  • Dinlenen köfte hamurumuzdan yuvarlak orta boy köfteler yapalım.
  • Patlıcanlar en son tekerlek şeklinde doğranacak şekilde sırasını ayarlayarak (kararmasını önlemek amacı ile ) domates ve biberleri 4 ' e bölecek şekilde doğrayalım.
  • Çöp şişlere patlıcan,köfte,domates,biber şeklinde sırayla tüm malzememiz bitene kadar dizelim fırın tepsisine dizelim.Fırını 180 dereceye getirip ısıtalım.
  • Ayrı bir kasede rendelenmiş domates,salçalar,tuz,karabiber,sıvıyağı iyice karıştırıp çöp şişlerin üzerinde bolca gezdirelim.
  • Isınmış fırına atıp köfteler pişene kadar pişirelim.
  • Yanına dürüm ekmekler,pilav,yeşillikler,yoğurt veya cacık ile harika sunumlar eşliğinde afiyetle yiyelim.
Hamiş : Köfteler piştiğinde patlıcanlar yukarıda da bahsettiğim gibi kızartılarak kullanılmadığından size alışmış olduğunuz görüntünün aksine beyaz ve pişmemiş gibi görünecek hiç endişe etmeyin pamuk gibi pişmiş ve közlenmiş patlıcan tadı verecek lezzeti ile bayılacaksınız.
Hamiş 2 : Eğer evde çöp şişleriniz yoksa hiç sorun etmeyin,boşuna markete kadar da yorulmayın orta boy bir fırın tepsisine çöp şişe dizer gibi dizip tarifi o şekilde de uygulayabilirsiniz. 






14 Nisan 2013 Pazar



İlkbaharın gelişiyle birlikte Porselen Sepeti de ziyaretçileri için kampanya sezonunu başlattı. Porselen Sepeti’nden satışa sunulan birbirinden göz alıcı San Marco, Caprice ve Polo yemek takımları, cüzdan dostu indirimli fiyatlarıyla sofralarınızı şenlendirecek. 



Porselen Sepeti, sitesinde satışa sunduğu yemek takımlarıyla sofralara renk getirirken, müşterilerinin bütçelerini de düşünüyor. Porselen Sepeti’nin sanal raflarında yer alan birbirinden estetik yemek takımları kampanyalı fiyatlarıyla ilkbaharda sofraları fethedecek.

İlkbaharın evlere getirdiği yenilenmeyi sofralarınıza da taşıyabilmeniz için Porselen Sepeti özel bir indirim kampanyası düzenliyor. Beyazın zarafetini sofra estetiğine yansıtan birbirinden çekici yemek takımları, satış fiyatlarının oldukça altındaki fiyatlarla Porselen Sepeti’nde satışa sunuluyor. Caprice 12 kişilik 83 parça kabartmalı yemek takımı, San Marco 12 kişilik 83 parça kabartmalı yemek takımı ve Polo Sade 12 kişilik 83 parça yemek takımlarından her biri, satış fiyatı olan 700 TL yerine, 280 TL’lik kampanya fiyatıyla evlerinize konuk olacak. Porselen Sepeti’nin kampanyalı ürünlerine ulaşmak bir tık kadar kolay:

12 Nisan 2013 Cuma

Pazar insanıyım ben :)
Evet evet bildiğiniz semt pazarlarından bahsediyorum o rengarenk tazecik tezgahların görüntüsü,hele ki bu mevsimde taze çıtır çıtır yeşillikler,meyveler pazardan iki kişi olmamıza rağmen eli kolu dolu bir halde dönme sebebim ...
Yine bir pazar seferi sonrası aldığım bir demet pazı ve bir demet taze sarımsak ile soframız şenlendi sizin ki de şenlensin istiyorsanız bu tarifi denemelisiniz ! 




Biz pazı kavurmasının üzerine yoğurt ekleyerek pek severiz,bu arada bu kavurma tarifini börek - gözleme içlerine kullanabilir ya da üzerine yumurta kırıp o şekilde de yiyebilirsiniz.


Ne Lazım ? 
1 demet pazı
4-5 sap taze sarımsak 
Sızma Zeytinyağı
1 küp şeker
Karabiber
Tuz 




Hadi Yapalım :)

  • Pazıları ve sarımsakları bol su ile iyice yıkadıktan sonra bir parmak genişliğinde doğralayım.
  • Sızma zeytinyağı döktüğümüz tencerenin içine pazıları koyup 10 dk kadar suyunu salmasını ve haşlanmış gibi bir hal almasını bekleyelim.
  • Üzerine tuz,karabiber ve şekerini ilave edip en üst kısmına doğranmış sarımsakları koyalım ve hem kapağını hem de altını kapatalım.
  • Sarımsaklar tencerenin kendi ısısı ve buharı ile yumuşarken o muhteşem aroması da kavurmaya geçecektir.
  • Servis ederken sarımsaklarla pazıyı iyice karıştırıp suyunu süzelim.
Hamiş : Ben sebze kavurmalarını yaparken çok fazla öldürmeden pişirmekten yanayım bu yüzden pişirme sürelerini kısa tutuyorum ki vitaminini kaybetmeyelim.
Hamiş 2 : Servis ederken süzdüğümüz pazı suyunu özellikle sebze ve mercimek çorbalarında kullanmanızı öneririm.

Her ay düzenli olarak yazdığım Blogum Dergisi'nin Nisan Sayısında bu ayın konusunu'' Çorbalar'' olarak belirledim ,bir de Ezogelin Çorba tarifi verdim :)
Blogum Dergisini buradan okuyabilir hatta abone olabilirsiniz.
Ve sizden bir ricam var Mayıs ayı yazımın konusunu birlikte belirleyelim,fikir sizden yazması benden ! 






Yemek yapmak çoğumuz için keyifli bir deneyimdir. Önce ne pişireceğimize karar veririz, sonra kendimizi mutfağa atarız ve bizim için keyifli saatler başlar. Harikalar Mutfağıtatlı bir o kadar da lezzetli bu aktivitenin en önemli parçası olarak karşımıza çıkıyor. Harikalar Mutfağı ile Türkiye'nin en beğenilen yemekleri seçiliyor.Harikalar Mutfağı’nı takip ederek rahatlıkla birbirinden lezzetli yemeklerden oluşan sofralar kurabiliriz. Ayrıca bu yemek tariflerinin içinde sadece ana yemekler yok. Çorbasından tatlısına kadar her kategoride yemek var. Yani yemek servisimizi ilk anından en son anına kadar Harikalar Mutfağıile planlayabileceğiz.


Türkiye’nin en beğenilen 10 lezzeti:
1)      Düğün çorbası
2)      Fırında sebze
3)      Cevizli saray köfte
4)      Yalancı etli ekmek
6)      Roka salatası
7)      Ev yapımı mantı
8)      Baharpilavı
9)      Pudinglikek
Hergün Türkiye'deki onlarca yemek bloğunun seçkin tariflerini Harikalar Mutfağı ile keşfedebilir ayrıca mutfağınız için ihtiyaç duyduğunuz tüm ürünlere cazip avantajlar ilecookplus.comaracılığı ile ulaşabilirsiniz.

10 Nisan 2013 Çarşamba

Ne zamandır niyetliydim Browni yapmaya ama gezdiğim siteler,bakındığım tariflerde nedense o istediğim hani içi ne ıslak kek gibi çok ıslak olmayacak ne de kakaolu kek kıvamında olacak :)
İçime sinen tarifi bulamadığımdan bende birkaç yemek kitabından bulup hepsini kafamda harmanlayarak bu harika tarifi oluşturdum ! 
Valla hiç mütevazi olamayacağım yiyen 1 dilim daha istedi üstelik bu browni tarifi ile kafamda hemen başka bir fikir oluştu bile en kısa zamanda elbette Endinin Mutfagında :)





Ne Lazım ? 
250 gr bitter veya sütlü çikolata (2,5 paket)
1 su bardağı elenmiş un 
125 gr tereyağı (8 çorba kaşığı)
1 su bardağı fındık (iri dövülmüş)
3 tane yumurta 
3 yemek kaşığı kakao
1,5 su bardağı toz şeker (eğer sütlü çikolata kullanırsanız 1 su bardağı kullanalım)




Hadi Yapalım :)


  • Öncelikle çikolatamızı parçalara ayırıp varsa mikrodalgada yoksa benmari usulü şeklinde (kaynar su dolu bir kabın üzerine koyduğumuz kabın içine çikolataları atıp alttaki sıcak suyun ısısı ile eritme yöntemidir) eritelim.
  • Eriyen çikolataları tereyağı ile buluşturup çatal yardımı ile iyice yedirerek karıştıralım kenarda bekletelim.
  • Ayrı bir kasede yumurta ve şekeri çırptıktan sonra un ve kakaoyu da ekleyip çırpalım bu karışıma kenarda bekleyen tereyağlı-erimiş çikolata karışımını da ilave edip iyice karıştıralım.(Bu sırada mikser kullanmayalım)
  • Son olarak fındıkların yarısından fazlasını da ilave edip karıştırdıktan sonra kare borcam veya dikdörtgen kalıba yağlı kağıt serip karışımımızı üzerine bir spatula yardımı ile yayalım.
  • 170 derece ısınmış fırında 30 dk kadar pişirip soğutalım üzerini kalan fındıklarla süsleyip servis edelim.
Hamiş : Ben fındıklı yaptım dilerseniz cevizli de yapabilirsiniz.
Hamiş 2 : 1 gün beklediğinde özellikle iç kısımının o harika lezzetli biraz daha oturuyor eğer sabredebilirseniz tabi :)
Hamiş 3 :Browniyi dondurma ya da meyve parçaları ile servis edebilirsiniz.






9 Nisan 2013 Salı

Çok kısa bir süreliğine bir görünüp yok olan bezelyelerin Sultanının zamanını kaçırmadan hemen yayınlamak lazım tarifini :)
Genelde annemden gördüğüm ve bildiğim tarifi geçen sene yayınladığım şekli ile bayıla bayıla yerdik bu sefer farklı bir şekilde deneyip bu halini de pek sevdik.
Sultani Bezelye Kavurmasının tarifi de burada onu da denemenizi tavsiye ederim mutlaka ! 




Ne Lazım ? 
Yarım kg sultani bezelye 
1 tane orta boy domates (çok minik doğrayalım)
1 orta boy kuru soğan (çok minik doğrayalım)
1-2 sap taze sarımsak (çok minik doğrayalım)
1 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
1 tane küp şeker 
Tuz 
Dereotu 




Hadi Yapalım :)

  • Bezelyeleri aynı fasulye ayıklar gibi (bezelyenin zaten tek tarafında ipi olur) ayıklayıp yıkayalım.
  • Çelik tencereye bezelyeleri,doğranmış domates,sarımsak ve soğanları çiğden koyup üzerinde zeytinyağını gezdirelim.Tuz ve şekerini de ilave edelim.
  • Üzerine 1 kahve fincanı kadar su (bezelyelerde kendi suyunu verecek çünkü) ilave edip karıştıralım,tencerenin kapağını kapatıp en kısık ateşte bezelyeler yumuşayana kadar pişirelim.
  • Bezelyeler yumuşadığında altını kapatıp kendi tenceresinde soğumaya bırakalım.
  • Soğuduktan sonra servis tabağına alıp üzerine dereotu ile süsleyerek servis edelim.
Afiyetle ... 

Hamiş : Ben düdüklü tencerede pişirdim 15 dk sonra hazır hale geliyor.

8 Nisan 2013 Pazartesi

Blog dünyasına adım attığımdan itibaren yazdığım yazılar,tarifler,geri dönüşler dışında bu işin en güzel taraflarından biri olan blogger buluşmaları,etkinlikler hep motive edici ve keyifli anlarından biri oldu.
Bu seferki buluşmamız benim ilk kez katıldığım ve bu kez HECHA'nın ana sponsorluğunda 7.si düzenlenen Blog Yazarları Buluşması bizi bir araya getirdi.


Hecha'nın ana sponsoru olduğu bu güzel buluşmaya büyük emek veren Senem'in nazik daveti ile harika bir gün geçirirken işine inanılmaz hakim,bilgili ve güleryüzlü Hecha Reklam Müdürü Eda Hn.'dan döküm tencere ve tavalarla ilgili detaylı bilgiler almayı da ihmal etmedim elbette :) Döküm tava ve tencerelerin kullanımı,temizliği,pişirme yöntemleri ile ilgili sorularınız çok fazla bu yüzden en kısa zamanda ayrıntlı bir post yayınlayacağım.



Kadıköy Balon Cafe'de düzenlenen açık büfe kahvaltımız daha önceden tanıştığım ve sosyal medya üzerinden konuşup yazıştığım yeni tanıma fırsatı bulduğum blogger arkadaşlarımla harika sohbetler eşliğinde nasıl geçti anlamadık bile :)


Ana sponsorumuz Hecha dışında ürün sponsorları Makarna Lütfen !'in denememiz için hazırladığı minik poşetli sebzeli makarnaları,Tavsiye Kanalı - Renan Hn.'ın çok ince düşünülmüş minik notu ve minik melek biblosu,Durance'nin hediye çeki,Algida'nın dondurmaları,Simit Sarayı'nın çıtır çıtır simitleri,Orkide Hareketi'nin yüz temizleme losyonu,Afilli Kitap'ın sevimli çerçeveleri o güne dair güzel ayrıntılardı.Her birine ayrı ayrı teşekkür ederim :) 




4 Nisan 2013 Perşembe

Uzun zamandır hem tadını hem de yapılışını merak ettiğim Özbek Pilavı'nın yapılışını bir süre önce bizle çalışmaya başlayan Özbek yardımcımızdan öğrenip,tüm aşamalarını bir de fotoğraflayıp (fotoğrafını çektikten 10 dk sonra pilav bitmişti bu arada ) şimdi de sizlerle paylaşmaya karar verdim.
Yanına birkaç zeytinyağlı ile ana yemek kategorisine bile koyabiliriz bence ... 





Hamiş : Pilavın yapımında kullanılan kuru üzümler zaten az ama yine de sevmezseniz koymayabilirsiniz.
Hamiş 2 : Hem beyaz havuç (Özbekistanda çok meşhur ve yararlıymış) hem de bizim turuncu havucumuz kullanılıyor beyaz havuç bulamayabilirsiniz turuncu havuçla da gayet güzel oluyor.

Yapılışının tüm aşamaları sırasıyla fotoğraflı anlatımı aşağıda ,

Ne Lazım ? 

200 gr kuşbaşı et dana veya kuzu farketmez 
2 su bardağı pirinç (kaynar suda ıslatalım )
1 tane havuç (beyaz havuç yoksa 2 tane kullanalım)
1 tane beyaz havuç (jülyen doğranmış)
2 tane orta boy kurusoğan (piyazlık şekilde doğranmış)
1 kahve fincanı kuru üzüm
1 tatlı kaşığı tane kimyon (yoksa toz kimyon)
1 baş sarımsak (soymadan ve doğramadan kullanacağız)
1 tatlı kaşığı sıvı yağ
2,5 su bardağı soğuk su (sebze ve etleri pişirirken kullanacağız)
2 su bardağı soğuk su (pirinci eklediğimizde kullanacağız)


Hadi Yapalım :)

  • Pilav tenceremizi ısıtıp sıvı yağı koyalım ve piyazlık doğranmış soğanları atıp tencerenin kapağını kapatıp iki kulağından sallayarak karıştırarak -tabiri caizse- 2.nolu fotoğraftaki gibi hafif yanana kadar (pilava rengini soğanlar veriyor) pişirelim.
  • Soğanlar rengini aldığında etleri atalım birlikte 10 dk kadar pişirip havuçları ekleyelim pişirmeye devam edelim.Havuçlar da rengini verip hafif yumuşadığında 3 su bardağı soğuk suyu ekleyip su kaynayana kadar bekleyelim.
  • Su kaynadığında kuru üzümleri ve kimyonu da ilave edip tencerenin tam orta kısmına -sadece dış kabuğunu yıkadığımız- kabuklarını soymadan bir baş sarımsağı koyalım.(6 nolu fotoğraftaki gibi) ve tencerenin kapağını kapatıp altını da kısarak 15 dk bu şekilde pişirelim.
  • Son olarak pirinci ilave edelim.Bu aşamada pirinçleri tencereye en üstte kalacak şekilde yayıyoruz üstüne hiçbir sebze çıkmamasına mutlaka dikkat edelim.
  • Pirinçlerin üzerine 1,5 su bardağı soğuk suyu ilave edip kapağını kapamadan ve ocağın altını kısıktan harlıya getirerek pirinçler çıtır çıtır edene kadar pişiriyoruz.Bu aşamada pirinçlerin üzerine yarım su bardağı su daha gezdirip tam 20 dk altını en kısığa alıp kapağını da kapatıp pilavın demlenmesini sağlıyoruz.
  • 20.dk da pilavımız pişmiş,tane tane hale geldiğinde istediğiniz herhangi bir kalıbı kullanarak pilavınızı şekillendirerek servise hazır hale getirebilirsiniz.
Lezzet Dolu Mutfaklarınız Olması Dileğimle .... 







3 Nisan 2013 Çarşamba

Değişik sunumlar her daim sofralarda fark yaratırken o özel anları daha şık,özenli ve neşeli hale getirir.
Konuklarınız kendilerini daha bi özel hissederken bu minik dokunuşlar kocaman mutluluklara sebep olur !

Yelkenli Yumurtalar da kahvaltı sofralarınızı eminim ki çok neşeli ve mutlu kılacak !!! 

Alın size neşeli sunumlardan seçmeler ;
NEŞELİ ÇİLEK AİLESİ 
UĞUR BÖCEĞİ ATIŞTIRMALIKLAR 




İhtiyacınız olan şeyler, haşlanmış yumurtalar,kırmızı-yeşil-sarı biberler :)

Ortadan ikiye kestiğimiz haşlanmış yumurtaların tam ortasına üçgen şeklinde doğranmış biberlerimizi oturtuyoruz ve servis ediyoruz.
Rengarenk Neşeli Günler Dilerim !!! 

Endinin Mutfak Dostları Merhabalar ;
Bu kolay ve pratik salata tarifimi vermeden önce geçen akşam yaşadığımız komik bir anı sizlerle paylaşmak isterim ;
Eşimle bu güzel salatayı yerken dedim ki ''salata ne güzel bir çeşit  ne koyarsan onun adını alıyor ve aynı kocaman bir şehrin içinde her türlü insanı,hayvanı,bitkiyi barındırabildiği gibi tüm malzemeleri kabullenip çok lezzetli bir hal alıyor :)
Her zamanki gibi esprili bir yanıt vermekte gecikmeyen eşim '' aaa sen bilmiyormusun salata kelimesi salla ve attan gelmiştir günümüze :)) '' diye yemek sofrasında bana resmen kahkahalar attırdı ...

Daha önceki yazılarda sallayıp atarak yapıp verdiğim diğer salata tariflerim ;

Burgu Peynirli Roka Salatası 
Kaparili Ton Balıklı Salata
Sarımsaklı Domates Soslu Roka Salatası
Narlı Cevizli Aşk Salatası
Reyhanlı Semizotlu Salata 




Bu salatamda başrol tabi ki zeytin ve ızgara tavuklar diğer malzemeler değişkenlik gösterebilir elbette!

Ne Lazım ? 
Yarım demet roka
Yarım demet kıvırcık
3-4 sap yeşil soğan
1 tane havuç 
1 tane salatalık
1 bardak zeytin (dilimlenmiş ve çekirdekleri çıkarılmış)
2 parça tavuk göğüs
Sızma Zeytinyağı 
Limon
Tuz 

Hadi Yapalım :)

  • Bütün yeşillikleri yıkayıp kuruttuktan sonra iri şekilde doğrayalım.Havuç ve salatalığı kabuk soyma aleti ile boyuna bir şekilde kullanarak büyük şeritler halinde keselim ve hepsini servis kasesine alalım.İçine zeytinlerimizi de ekleyelim.
  • Şerit halinde doğranmış göğüs tavuklarımızı döküm tavada veya teflon tavada hiç yağ koymadan arkalı önlü pişirip salatamızın üzerine istediğimiz şekilde koyalım.
  • Tuz-Limon ve Sızma Yağını da ekleyip afiyetle yiyelim .






2 Nisan 2013 Salı

Kime sorsak '' onun annesinindir en güzel yemekler '' :)
Her birimizin anılarında,damaklarında ki tatlarda muhakkak o kıymetli ellerin değdiği bir anda çıkıveren tarifleri annelerimizin ...
İşte bu tarifte annemin cidden uyduruk yemeğimden yapıyım mı size dediği an hangi yemekten bahsettiğini anladığımız çok kolay ve çok çabuk yapılan adını birlikte bulduğumuz Köfte Kebabı :)



Hamiş : Evde,dondurucunuzda var olan köftelerinizle bu tarifi uygulayabilirsiniz.Eğer yoksa daha önce de verdiğim ANNE KÖFTESİ  tam da bu tarif için biçilmiş kaftan !



Ne Lazım ?  (2 kişi için )
8 tane köfte (Köfte tarifi için linke tıklamanız yeterli )
4-5 tane köy biberi (yeşil biber)
3 tane domates rendesi
2 diş sarımsak
Tuz-Karabiber
1 tatlı kaşığı sıvı yağ 


Hadi Yapalım :)


  • Köfteleri çok az yağ döktüğümüz teflon tavada sürekli çevirerek arkalı önlü pişirelim.Piştikten sonra üzerine uzun doğranmış biberleri ekleyip birlikte -biberler tam yumuşamadan- biraz pişirelim.
  • Köfteleri tavadan alıp,biberlerin üzerine küçük doğranmış sarımsakları ekleyelim 2 dk kadar sarımsakların kokusu çıkana kadar çevirelim üzerine domates rendelerini ekleyelim kapağını kapatıp 10 dk kadar pişirelim.
  • Domatesler suyunu biraz çektiğinde kenarda beklettiğimiz kızarmış köfteleri de tekrar tavaya alıp domates ve biberleri köftelerin üzerine alıp 10 dk kadar birlikte pişirdikten sonra altını kapatıp servis edelim.
Anne Eli Değmiş Gibi Olsun Tüm Yemekleriniz :)